Geçenlerde anamemleketim olan Yeniköye; yani sılayı ziyarete gittim.Artık yavaş yavaş köyüme yaklaşınca kalbimdeki notalarda biraz teklemeler oldu.Heyecandandır dedim ve emindim öyle olduğuna.Etrafı doya doya seyrediyordum.Okuduğum bölümden olsa gerek.Sarooğlan kasabasını tam çıkmak üzereydik ki ileride gözüme mavi önlüklü öğrencilerin arabalara EL kaldırışları ilişti.baktım içinde tanıdık simalarda vardı.Amcamın oğlu, Teyzemin kızı vs.İlk önce şaşkınlığımı gizleyemedim.Ne işleri vardı burada? Köydeki okula gitmiyorlar mı? gibi sorular kuyruklar oluşturdular kafamda.Anladım ki onlar öğrenimlerini 'sürgün hayatının' cilvelerinde geçirecekler.Yani köydeki okul kapatılmış, öğrenciler de sarıoğlan kasabasına sevk edilmişler.Şimdi insanın kafasına şöyle bir soru gelmez mi: HAYDİ KIZLAR OKULA veya ANNE KIZ okula kampanyasının çok rağbet gördüğü bir ülkede;aile terbiyesininçok önem kazandığı bir evrede o küçücük çoçukları 15 km uzaklıktaki bir okula gönderiyorsun, hemde yatılı.böyle kampanyaların yoğunlaştığı bir ülke de , Türkiyenin tam ortasında bulunan bir köyde böyle bir manzara beni çok şaşırtmıştı.
Ben de okumak için diyar diyar gezmiştim.Onun için bu konuda doluyum.Sadece buradan şöyle bir çağrıda bulunmak istiyorum: GELİN OKUMA FALİYETİNİ KOLAYLAŞTIRALIM.GENÇ BEYİNLERİ KARDA KIŞTA YOLLARA KOYMAYALIM.BEN DERİM Kİ BU YAŞTA ''ÇİLE'' KAVRAMINI ÇOCUKLARA ÖĞRETMEYELİM.YOKSA ÇOCUKLAR HAYATIN İPİNİ ERKEN BIRAKIRLAR.. SAYGILARIMLA..mehmet çakır